Pazartesi, Ağustos 15, 2005


Kendimi Bir Tuketici Olarak Sevmiyorum!!!

Benim gibi tuketici rakip firma basina...

Son 2-3 yildir neredeyse hergun supermarkete giderim. Galiba artik bagimlilik haline geldi. Cogu zaman amacim yeni bir urun geldi mi diye bakmak, alisveris edenleri gozlemlemek, promosyonlari ve marketlerin raf duzenlerini incelemektir.

Tabii supermarket turlarim her zaman inceleme amacli degil. Neticede ben de bir tuketiciyim.

Profesyonel olarak diger insanlarin satin alma aliskanliklarini, marka bagimliliklarini incelerken gecenlerde kendimi unuttugumu farkettim ve oturup dusundum.

Itiraf ediyorum; manzara pek ic acici degil. Ileri derecede fiyata duyarliyim, neredeyse sadece indirimdeki urunleri satin aliyorum. Indirimde olmayan urunu almayi erteliyorum cunku biliyorum ki en gec bir hafta sonra o urun indirime girecek.

Marka bagimliligim neredeyse sifir duzeyde, her an bir onceki satin aldigim markaya ihanet edip farkli bir markaya gecmeye hazirim. Ozellikle satin aldigim temizlik urunlerinin neredeyse hemen hepsi supermarket markalari.

Hep daha cok istiyorum, urununu satin almam icin kim daha cok rusvet verirse oraya kayiyorum.

Kabus gibi, herkes benim gibi olsa pek cok firma iflas eder. Yoksa herkes benim gibi mi olmaya basladi. Yok canim zenginler var. Onlar fiyata, tencere tava promosyonlarina bakmazlar. Annem kizim onlar cimriliklerinden zengin oluyorlar derdi. Umarim haksizdir!..

Peki tum suc benim mi? Surekli birbirini taklit eden, herhangi bir farklilik yaratmayan, fiyat savaslariyla, surekli indirimli fiyatlarla ve promosyonlarla markalarinin degerini dusuren biz pazarlamacilarin bunda hic sucu yok mu?

1 Comments:

Blogger hande said...

bence burada bir suçlu aramak pek de gerekli değil. her gün artan ürün çeşitlerinin özellikleri de gittikçe birbirine benziyor. örneğin deterjan. neredeyse hepsinin tüketiciye aynı seçenekleri sunduğunu görüyoruz. böyle olunca tüketicinin marka duyarlılığı azalıyor, bütçesine göre en uygun olanı tercih ediyor. eğer aynı (aynı olmasa da birbirine çook yakın) özellikler taşıyan farklı markalı yüzlerce ürün olmasaydı (ki bundan 10 sene önce bile yoktu) marka bağımlılığımız daha yüksek olurdu. ama artık her şeyden o kadar çok var ki,seçerken en duyarlı davrandığımız konu fiyat oldu. tabii her perakendecinin en basit satış yöntemi olarak sürekli indirim uygulamasına gitmesi de normal zamanda almaktansa indirimi bekleme modasını yarattı. ben artık bir üründe marka bağımlılığı yaratmak ya da sadakati korumak için en geçerli şeyin "değer yaratabilmek" olduğuna inanıyorum sadece...

2:50 ÖS, Ağustos 16, 2007  

Yorum Gönder

<< Home